Sabah kalktık.Saat altıda uyandı İdil.Akşamdan eşyalarımız hazır olduğu için giyinip hemen çıktık evden.Babaanne ve dedemizle vedalaştık.Ayrılıklar hep zor olur zaten.Birde yaşlandılar artık hemen duygusallaşıp ağlıyorlar.
Yoldan boyoz,gevrek,poğaca alıp anneannemize kahvaltıya uğradık.Çok güzel kahvaltı hazırlamış bize sağolsun.Dayımızda ordaydı.Son kez öpüşüp kokuşup,resimler çekilip yol koyulduk.Dönüş yolları hep sıkıcı olur zaten.Bu sefer pek dönesim gelmedi Antalya'ya doğrusu bir hafta daha kalabilirdim aslında.Ama babamızın işleri malum...
Normalde 6 saat süren İzmir - Antalya yolunu tam 8,5 saatte geldik:) orda dur ,burda dur..Tabi öyle oluncada yol bitmek bilmedi.Yollarda hafif hafif yağmurda vardı.
İlk önce otoban girişindeki outlette durup kızıma harika spor ayakkabısı alındı.
Sonra Denizliye varmadan Özcan Pike de duruldu.Burda durmadan geçemiyoruz.Çok çeşitli nevresimler vb...şeyler var.Hemde uygun fiyatta.Bir lastikli çarşaf,masa örtüsü,ve polar battaniye alındı.
Sonraki durağımız Denizliyi geçtikten sonraki dinlenme tesisleri idi;
Burada karnımızı doyurup Zeytinyağının mucizesi olan HACCER krem alındı.Gerçekten çok güzel bir ürün.Özellikle cilt bakımı için...
Sonrsında artık mola vermeden nihayet evimize vardık.İşin zor kısmı eşyaların indirilmesi tabi yine babamıza kaldı.Evimizi temiz bıraktığımız için işimiz eşyaların yerleşimi dışında pek yoktu..Biraz Fenerbahçe - Konyaspor maçını seyredip,çayımızı içtik.Yorulmuştuk ama..İdil çoktaaan uyumuştu bile...
KIZIM YOLDA SOĞAN EKMEK YEDİ:):) GARİBİM:):)